Şiir – Erdal Dizman

Ağlıyor musun? Ağla hem öyle ağla ki!

Kıskansın yaşlarını yerler, gökler.

Dökülür kirpiklerinden inciler.

Damla damla tırmanalım esaretten özgürlüğe!

 

Erince erenler, durulunca çağlayanlar,

Dinle; yıllardır çalan hep aynı davullar.

Bekle; nefes nefese selam taşıyan ulaklar.

Bak; gelenler var, beyaz tenlerde, simsiyah şallar.

Anla; kalır mı cevapsız, döne döne yükselen ahlar.

Sev; dilden dile numunedir, kelepçeli sevdalar.

 

Kalk; edeple sürmele gözleri

Sabırla alla ak yanakları

Zikirle boya dudakları

Tak takıştır takva ziynetini

Geldi beklenen sabır günleri.

 

Gülümse sinmiş düşman gözlere

Yürü bizim için tevekkülle

Göğsünde Ali, önünde Muhammed ile.

Kapa dünyaya gözlerini

Aç kapılarını kalbinin

Aşkıyla dolacak sahibinin

O an bileceksin işin sırrını!

 

Sakın bükme boynunu kıyam dışında

Sanma yalnızım, çaresizim bir başıma

Her gece bir melek sabahlar yanı başında

Yetmez mi? Zeynep annenin kaderini paylaşma şerefi

Gariplere selam gelmişken Nebi’den

Gülleri çiğnetir mi hiç? Ayşe’nin Rabbisi!

(Ağustos 2020) 

Şiir – Erdal Dizman

Fotoğraf – Karolina Grobowska

Önceki
Teşekkür