Şiir – Sevde Budakçı

Sen her zaman uzaklara hayrandın.

Ulaşılmaz kara dağlar sevdandı hep.

Fikirlerin, yüreğinin köyündendi.

Hayalinde Simurg kanatlanır, uçardı.

Cemreler önce

senin avuç içlerine düşer,

ısıtırdı insanlığı.

Nedense yabancı olduğuna,

hep inatla koşardın.

Çaydan önce yüreğin demlenirdi senin.

Volina…

mahallenden henüz eksik değilken

çocuk sesleri,

anlamazdın yalnızlığı.

Mavi kelebekler ülkesinde,

Nâr’ı düşmeden yüreğine,

ayrılığın acımtırak tadını bilmezdin.

Bir gün herkesin dilinde olan

‘Yalnızlık’ ile tanıştın.

Yenilmedin, hatta sevdin belki de.

Her zorluğa sebep sunmak yerine,

mahrumiyetine kılıf giydirmeyi seçtin.

Issızlık daima ellerinden tuttu senin,

kuytu köşelerde.

Kuşlar sessizliğinde sedâ oldu, kulaklarına.

Gökyüzü dermansızlığına ayak oldu,

masum varlıklar, umudun oldu tenhâlarda…

Volina…

Her şeyin iyiydi, güzeldi, hoştu, ammâ!

sessizliğin seninle 

ne derdi var, hiç bilmezdin.

Belki de ardında bıraktığın,

özgürlük şehri,

hassas yenilginliğindi senin.

Oraya bakmak istesen,

sis içinde kalıyordu gözlerin.

Fesleğenler endişe içinde

esirgiyordu kokusunu.

Elinden kırmızı elma şekerini çalıyordu

siyah ceketli insanlar.

Volina…

Âh Volina !

Sen bir bAşkaydın…

Aşk’a hep aşıktın.

O yüzden hep Çocuk kaldın…

Şiir – Sevde Budakçı