Şiir: Sümeyra Çağlayan

Fotoğraf: Viktoria Alipatova

Durgun sularında boğazın, mehtap dalgalanıyor

Gece boyu gözlerime dolan yıldızlar bana gülümsüyor

Gündüz karmaşası sokaklardan çekilmiş

Sahile vuran dalgalar yalnız bana sesleniyor

Gözlerim, bata-çıka karşı kıyının seyrine dalıyor

Bütün sesler kaybolunca geceden

İstanbul sanki bana kalıyor 

Kimseler yokken ne güzelsin boğazın iki yakası

Çamlıca’ da esen rüzgarın ve erguvan kokuların

Moda’da, dingin suda ışıldayan güneşin

Çınaraltı’nda, demli güzel çayın

Vapurunda, simit peşinde koşan martıların

Usulca yanımdan geçen ürkek güvercinlerin

Fethi Paşa’da sonu boğaza çıkan patikaların

Eyüp sırtlarından Piyer Loti’ye giden mezar taşların

Sirkeci’nin asırlık yollarında tramvay seslerin

Gülhane’de el ele gezen aşıkların…

Neye baksam neyi saysam bilemediğim eşsiz hazinelerin 

İstanbul o ne güzel bir şehir

Efsaneler yazdırır sabah güneşi Haliç’e değdiğinde

Eşlik eder dalgalar, sonra çarpar yorgun kayalara

Sesi kulağıma kavuşma türküleri söyler

Gözlerim yorgun bedenim bitkin

İstanbul hiç yorulmuyor inadına

Gecesi; ayı ve yıldızları takmış koynuna

Bütün ihtişamıyla bana gülümsüyor

Boğazı, surları, tepeleri ayrı güzel

Ayrılmak ne elem, kavuşmak ne güzel…