Şiir – Sevim Uluhan Gülcan

Kaygılarım dalgalardan daha hırçın vuruyor. 

Onca suya inatla, neden dallarım kuruyor?

Elimde değil, her zerrem şu soruyu soruyor;

           Kıymet bilmez kendimin, aciz eseri ben miyim?

 

Bir iğnenin ucunda sabırla ördüğüm ömrüm,

Sana vefasızlığım, bağrıma saplı kördüğüm.

Düştüğüm yerde bir sen kaldın bir de bu kötürüm.

         Sökülen tüm ilmeklerin neticesi ben miyim? 

 

Elbet kayıp değillermiş lakin yitik hüviyet.

Şekli yokmuş şu meretin kalıpsızmış haysiyet!

Kaldı mı bir samimi yüz yahut iyi bir niyet? 

     Peşine revan olduğum kayıp adres ben miyim?

 

Sormuyorum artık gecenin gündüzden farkını.

Umarsızca bekliyorum benden giden yarını

Notalarda saklı haykıramadığım her tını.

       Tüm ağıtlara gizlenmiş meçhul özne ben miyim? 

 

İniyor göz kapaklarım ruhumun dehlizine.

Biriktirdim tüm yaşını, yürek denen valize.

Karışmayı dileyip uçsuz bucaksız denize.

            Fırtınanın koptuğu bardaktaki su ben miyim? 

 

Lanetlemiyorum ne kederimi, ne kaderi! 

Yorgunluğum şu kifayetsizliğin bir eseri.

Çevrildiğim her köşeyi tutmuş  birer serseri.

          Mürekkebi kurutulmuş yarım beste ben miyim? 

 

Üşüyen avuçlarımda biriken dualarım. 

Uzun bir süredir şu garip yolda tek yoldaşım.

Başı dumanlı bir dağ misali artık kararım.

           Donduran ateşin cılız kıvılcımı ben miyim? 

Şiir – Sevim Uluhan Gülcan

Önceki
Müberra
Sonraki
Mavi Bulut