Şiir – Şenol Başkaya

Pencerelere ilişir kar taneleri

Mevsim, kadim bir hüzün taşır

Saksıdaki çiçekler üşür

Sokak lambaları titrer

Ay nehirlere damlar

Rüzgar uzun bir türkü olur gizlice

 

Bir inilti yayılır tepelerden

 

Ağlar bebekler gecelerce

Bahar seni sayıklar

Tomurcuklar seni düşlerken

Sen bir çığlığa mahkum

Beklenirsin yeniden

 

Söylesene neden boynunu eğmen?

Yetmedi mi bunca çilen?

Cemrelere iz olduğun

Masallara giz olduğun

Yetmedi mi teninden

Kâinata can sunduğun

 

Söylesene sen misin?

Havva’nın sürgününde

Ellerine üflenen,

Adem’in izini sürdüğü

Yusuf’un kuyuda gördüğü

Nuh’un hatırlı yükü

 

Söylesene sen miydin?

İsa’ya ağlayan çiçek

Beşikte Musa’ya sarılmış ipek

Sevr’e nakış diye örülen emek

 

Söylesene sen kimsin?

Yüz görümlüğüne bedel

Bahara ödenen misin?

Nergislere gözyaşı döktüren misin?

Hercai bekleyişlere düşürülen misin?

Serçelerin utangaç heyecanı mı?

 

Kar tanesindeki idam mı?

Söyle artık sen kimsin?

Sana hüzün çiçeği dedim ama

Yoksa sen Kardelen misin?

Şiir – Şenol Başkaya