Şiir: Elif Altıntaş

papirüs uzantısı gözlerin
mat sakinleri apartına
türbülans evresi
bir bakışta dinlediğim
uzayan boynuma çello çello
tütsülenen saydam trenden makas
iyonlarıma ayrışan kırılgan ay çiçekli neşterim
sensiz üşüyen dağsız birikintiler çakmağı
iç hazneme taş damlatsa!
mavi bisiklet tırım tırım
suskunluk anıtlanan cebirsiz yokuşta
tebeşir yörüngem
rakamlar harflerime dik açılı zehir
ters düşen algının karamel hücresiysen
çekimser duyuma
kuş oltası batışlar Aya İrini’den tutar
denize bağımlı güdüm
dünyaya amortisör
batsa ya! genzimde yerel tuzlar

topallayan sesler derişir
sonsuzluğa kundaklar bildiğini
mevsimsel hisler fırçamdaysa
ölüme doğurgan günlerim değer
adresime buzdan saraylar ellerime dolansa
yorgun nefesim boşluğa terazi
kan tutan izin sol yumruma
külkedisi karmaşam foton kızılı atar
biz olup sır umuttukça ödüm
sobalarıma zeytin dökülen akşamlar
erirken bal mumu yıldız gecelerim
cızır cızır poleristan terler
ibrelen unutmak olgunu saçlarıma
şizofrence dualar çizsen
çalarım zamanın beyazında tellerin
renk renk
akustik!

Şiir: Elif Altıntaş