Şiir: Sercan Erdinç

Saati iyi tutturcan
İyi hesaplayacaksın
Olmadık zamanların değil
Tam zamanında ulan
Ların evladı olacaksın
3 ün türlü türlü ağıtları
Var geceye bıraktığı
Hepsi ayrı ayrı
Ruhlara yazdığı
Ama kimsenin ne
Dinlemeye cesareti
Ne de ortak olmaya
Var mecali.
Ortada varsa
Bir kalabalık bir ahali
Düğün vaktidir
7 dilden 70 ırka
Sevinmek isteyeni de unutmaz
Gözyaşını özgür bırakacağı da.

Ondan bundan kalanları
Meze yaparcasına
Küfrünü şaha kaldırdı
İşte bir ağa baba
Beyin göçleri çoktan
Yaşandı uçsuz bucaksız fezaya

Uykunun esamesi
Okunsa,
Selası verilirdi acının.
Güllük gülistanlık olmak
Göze batardı anında.
Eğitici oyuncakları boş verin de,
O kola kutularını
Geri dönüştürdüğünüzde
Kestiniz topumuzu.
Aşağı mahalle üstümüze kalksaydı da,

Hayat orda dursaydı.
Gecenin ağıdı
Kulaklarımızın pasını değil Yüreğimizin yaralarını
Dağladı.
Sizin duymazdan geldiğiniz
Zaman dilimlerini,
Biz aramızda bölüşüp
Doyurduk karnımızı.
Nasıl söylenir ki
Şimdi bu

Oysa hiçbir çocuk
Uyumuyor 9 un buçuğunda.
Kağnılarımız vardı,
Nene hatunlarımızın peşine.
Sırtımızda toplar tüfekler
Hayallerimizin peşine gidiyorduk kahramanca. Ne ara korkup
Kaçtık ulan cepheden.

Sigaranın bile kıymetli olduğu anlar var. Külün düşmediği.
Ciğerini tablada,
Ayaklarını Kerbela’nın

Kızgın kumunda bıraktığın.
Vardır elbet gece
Ağıtına avazın çıktığı kadar katıldığın.