Nötr Adamlar

Nötr Adamlar

Hikaye- Betül Saadet Evli 

“Ne yani, şimdi kelimeleri hecelersek o kelimeler yok mu oluyor?”

“Evet.”

Bunu bana dedikten sonra elindeki torbayı sallayarak uzaklaşan adama güvenmek daha doğrusu inanmak için hiçbir sebebim yoktu. Tesadüfen aynı duraktan aynı otobüse binmiş ve yan yana oturmuştuk. Yolun yarısında bir anda kelimeleri heceleyerek yok etmekle ilgili bir şeyler anlatmaya başlamıştı. Anlattıkları çok gerçek dışıydı, geçen gece gördüğü rüyayı anlatıyor gibiydi. Ama ben yine de sonuna kadar dinledim. Çünkü; birincisi insanların sözünü kesmek hiç hoş değildir ve ikincisi anlattıkları gerçek dışı olsa bile eğlenceliydi. İnsanların sözünü kesmeyen kibar bir insan olma çabalarım yüzünden inmem gereken durakta inemedim ve adamla beraber son durağa kadar gittim. Otobüsten indikten sonra gökyüzüne baktı, hava yavaştan kararmaya başlamıştı. Bulutlar batı ufkunda turuncuyla pembe arasında bir renkteydi.

Başını tekrar gökyüzünden yeryüzüne indirdi sonra yüzüme baktı. Sanki bir onaylama bekliyor gibiydi. Bende onun onaylamasını sağlayacak bir soru sordum ve o da kısa bir onaylama cevabı verdi. Tüm bu saçma onaylama ritüelinden sonra da vedalaşmadan ayrıldı.
Telefonumu çıkarıp eve nasıl dönebilirim diye bakmaya başladım. Saatin ne kadar geç olduğunu ve küçük ilçemizden seyrek geçen otobüsün son seferini kaçırdığımı öğrenip içimden kibar bir küfür dile getirdim. Eve kadar yürümem gerekecekti ve bacaklarım da en az benim kadar isteksizlerdi. Ama istemesem de o yolu yürümem gerekiyordu.

Yolda yürürken kendi iç sesim yerine müzik dinlemek harika bir fikir olurdu, eğer kulaklığımı evde unutmamış olsaydım. Bende mecburen iç sesimle muhabbet ederek yürümeye başladım. Düşüncelerim tuhaf adamın anlattığı tuhaf hikayeye takıldı bende orada bıraktım. Düşünebilme yeteneğinin bahşedildiği insan ırkının neden düşünebilen makineler üretmekte ısrarcı olduğu hakkında düşünmektense bu eğlenceli hikaye hakkında düşünmeyi tercih ettim, kim olsa aynını yapardı.

Sadece heceleyerek kelimeleri yok edebilme düşüncesi bana yok etmek istediğim kelimeleri hatırlattı; yalan, kötülük, nefret … Tüm bu kelimeler yok olsa hiç de fena olmazdı. Ama peki yanlışlıkla yok edilmemesi gereken kelimeleri yok edersek? Ya-lan demek yerine ya-kın dersek yanlış kelimeyi yok etmiş olurduk. Peki eğer bu doğruysa bunu kimler biliyordu, klişe ifadeyle “bu kötü adamların eline geçmemeliydi”.

Ama kö-tü diyerek kötü kelimesini yok edersek o zaman birinin kötü olduğunu anlamak imkansız olurdu. “kötü adamlar” tarihten silinir yerini “nötr adamlar” alırdı. Nötr kötü sayılamayacağı içinde bu kötü insanları suçlayamazdık. Sadece kö-tü diyerek bir kelimeyi hecelesek, yeryüzünün gece ve gündüz tarafında yaşayan tüm kötü insanlar birden kanatsız meleklere mi dönüşürdü? Sadece kelimeleri yok etmek yeterli miydi?

Kelimeleri yok etmek o kelimelerin anlattıkları olgulara nasıl etki yapardı? Bir dili tamamen yok etmek mümkün müydü? Yok ettiğimiz kelime tüm sözlük, kitap, reklam panosu ve ürün ambalajlarından da silinecek miydi? “Su” gibi tek heceli kelimeleri yok etmek mümkün değil miydi? İnsanlar yok edilen kelimelerin yerine yeni kelimeler bulacaklardı, o zaman kelime yok etmek ne işe yarayacaktı? Biz
bilimkurgu filminde mi yaşıyorduk bu nasıl bir senaryoydu? Eğer bu hikayeyi uzatıp ortaokuldan kalan ve kompozisyon yazmaktan ileri gidemeyen yazarlık tecrübemle birleştirip bir senaryo yazsam satabilir miydim? Eğer senaryom film olursa ve ödül kazanırsa film festivallerine davet edilirdim, böyle bir yerde giyecek yeterince şık bir kıyafetim var mıydı?

Düşünebilen makineler hakkında düşünmek daha iyi bir fikir miydi? Cevapları beni hiçbir yere ulaştırmayan ve domino taşları gibi peş peşe kafamın içinde devrilen bu sorular aklıma nereden geldiyse gelmişti ve benim yolum bitmişti. Kulaklığımın olması gerektiği cebimden anahtarımı çıkardım, kapıdan içeri girdim, koridorun ışığını açtım ve eve gelmiş olmanın verdiği rahatlıkla hoparlörden sevdiğim bir şarkıyı dinlemeye başladım.

Hikaye- Betül Saadet Evli 

Lapsus Dergi'ye [email protected] üzerinden ulaşabilir ve yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi gönderebilirsiniz.

Kalem Sürçmesi

lapsus dergi