
Bahar Sözlüğü 1
Şiir: Emre Birdal
Fotoğraf: Nida Kurt
Yollar önceydi
Soğuyan acıları n’asırlaşmış güneşe çıkardığım
Asmalardan sarkan uzun çatırtıları
Sefer sızısıyla başa sardığım ıpıssız ah’lar
Derviş hırkalarından yadigâr intizarlar
Ayağımın, dilimin, kalbimin ucunda
Bir soluk kadar varılası yakınlıktan önceydi
Patikası, dikeni, tozu, pususu…
Bitmeyen yollar…
Onca zorluğa konduramadığım şu ayrılık
Ağızlara yakışmayan bir şarkı gibi şimdi
Oturdu kaldı yüzümün doğusuna
Duruluyor ne varsa tandır harlandıktan sonra
Zaman daralıyor sâlike
Gönül, çarpa çarpa giriyor halvet kuytusuna
Daha koyusuna meftun oluyor insan ağrıların
Göğün daha ılığına, rüzgârın azadına
Sultanın ve sevdanın merhametine hasret düşerek
Kabuğa durmaya hazır gece yaraları
Yerine yaban bir Kimse vardı Yaralı Zaman’da
Pirkanis kışında boranların, karların dinmesini
Baharın dörtnala gelmesini hayal eden
Koyaklardaki buzullarla, vadilerdeki uğultularla bakışan adam
Ne göç izleri, ne yarpuz tüyleri gördü de Zap kenarında
Çıngırak sesleri ondan önce vardı Meriç kıvrımlarına
Nevruzla göverip boy verse çayır çimen
Yıllar var ki nergislere düşlerimi dürdüm ben
Ve umudumu mahmuzlayıp ön saflara sürdüm
Yıkılsın çepeçevre barikat ve mumlar yeniden yakılsın diye
Bel bağladığım ne cemreler ne akreple yelkovan artık
Suya mağlup kayalar aşınıp yitirdi ya o kof heybeti
Görüyorum, görüyorum, görüyorum ey talip
Yolların düğümleneceği dupduru nihayeti!
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.