Son güncelleme:

Şiir: Nagihan Sultan Coşkun

Fotoğraf: İsabella Mendes

Bu suskunluk

Bu sağır çelişki

Bu uzayan bekleyiş

Tik taklar balyoz

Kılavuzunu kaybeden

Akrep,

kör…

Egosu patlayan tambur tumbur motor sesi

Sümüğü akan

Feryat figan bacakta çocuk

Saati yoz herkes!

On binlerce yıldır

hiiiiiiiiç tıkırtı yok…

Satıcı girmesin şu mahalleden

Kalaycııyaaaaaaa

Neticesi yerde tembeller

Halden habersiz!

Vızıldayan yapışkan vicdan

Taşı kaçan şeytan sek sek

Hacı yağ kokan tanrıcıklar

Cılız tahtadan oyma sandık

İçindeki matruşka kiracıya

********** **********

Kan çanağı duvarlar 

Banliyö yokuşu

Kapılar!

Kapılar asabi

Mırıl mırıl

Bilinmeze kilitli kollar

Yumruk yumruk

Kapılar konuşur

Sekiz..otuz… kırk bir

Sayısız, sonsuz kapılar

Ali

Ayşe

Sevda…

Şu ufacık pencere

Işığıyla yüzümü tokatlayan

********** **********

Bu suskunluk

Bu sağır çelişki

Bu uzayan bekleyiş

Yollar yorgun, sırtı kambur

Titrek saatimin adım atması güç

Hep bir tereddüt

Hep bir korku…

Boyun eğmez büyümeye

Gün karanlığa dargın,

gece gündüze

Yarı mahalli boşlukta

Öylesine iştahsız,

katıksız yaşamak!

Şiir: Nagihan Sultan Coşkun

Önceki
Yüzleşme
Sonraki
Sükût