Suskunluk asalet sanıp diline dolamıştı senelerce. Ölümlü bedenine hapsettiği hüzünlü notalara insafsızlık edip kuytularında biriktirmişti acısını. Ne üstünü örtmüş ne de silkinmişti. Cenaze âyinini esirgediği edepsiz unutkanlığın vehimlerine tıkamıştı kulaklarını. Susmuştu. Devamını Oku
Elde avuçta sıfır diye homurdandı İnci. Oysa hikâyeyi yazarken içinde yaşadığı coşku tüm kılcallarını okşuyordu hala. Ya bilgisayarı kapattığında yaşadıkları da yalan mıydı? Turuncu kupadan içtiği yasemin çayı, erkek arkadaşı… Ah, burada yanılmış olabilirdi doğrusu. Devamını Oku
Atalarından miras kalan huyu kurumadığı için tek cümlelik duasını ciddiyetle eder ve her seferinde olasılığı öyle hesaplardı. Gün yediye bölünmediği için homurdanan annesine hiç mi hiç kızmadan kağıtla kalemle bir bir yazardı ihtimalleri. Devamını Oku